Makaleler » İşletme beklentileri e-efsanelere göre değil, iş süreçlerine uygun BT yatırımlarıyla karşılanmalı
« Geri / Back

Türkiye´de KOBİ´ler Bilişim Teknolojilerini kullanmaya eğilimleri doğal olarak hızlanarak artıyor. Örneğin Web sitesi sahiplik oranı, 1999 da bizim yaptığımız bir araştırmada  % 37 lerdeyken 2000 ve 2002 de Microsoft ProconGFK´nın yaptığı araştırmalarda sırasıyla % 40 ve % 53 olarak çıkmış. En son 2005´de yaptığımız araştırmada bu oran daha da yukarılara çıkmıştı. Ancak, farklı araştırma metodolojileri kullanıldığı için bu sonuçları karşılaştırırken temkinli davranmak gerekir. Bu sonuçlar sadece fikir edinmek açısından faydalı olabilir.

Bunun yanı sıra web sitesine sahip olma planları yapanların da aynı şekilde sayısı artarken, "web sitesi sahipliğini" hiç düşünmeyenlerin de sayısı azalmakta. Örneğin bu konudaki verileri merak edenler için, ülkemizde com.tr uzantılı alan adı müracaatlarının günlük bazda istatistiklerini www.nic.tr den edinmek mümkün. BT teknolojileri (Bilişim Teknolojileri) sadece web sitesi sahibi olmak anlamına gelmez elbette. Artık biliyorsunuz belirli büyüklükteki işletmeler için web sitesine sahip olma koşulu kanunlarla da  düzenlenmekte. Ayrıca, muhasebe yazılımları başta olmak üzere, "Satış Otomasyon Sistemleri, Kurumsal Kaynak Planlaması, Müşteri İlişkileri Yönetimine" yönelik yazılımlar konusunda farkındalık artmakta. Bu konuda faaliyet gösteren Türk kökenli yazılım firmaları da çoğalmakta. Her geçen yıl bilişim fuarlarına katılan firma sayılarında artışı gözlemek mümkün.

Ağ teknolojilerini benimsemek ve kullanmak, e-dönüşümü gerçekleştirmek kaçınılmaz. Yeni teknolojiler kullanarak, yeni iş yapma biçimleriyle verimliliği yakalamak gereğine aklı selim sahibi kimse itiraz etmez. Dolayısıyla KOBİ´lerin BT´ye entegre olmaları zorunluluktur. Ama bunu zorunlu oldukları için değil ihtiyaç duyarak yapmalılar.

Yukardaki soruda belirttiğiniz fotoğrafta hala çok soru işaretleri var. KOBİ´lerin e-dönüşüm sürecinde yanıtını bulmakta zorlandıkları sorular var. Bilişim Teknolojilerini kullanmayı zorunluluk olarak gören ancak dönüşümü hazırlıksız ve plansız gerçekleştiren KOBİ´ler yaptıkları yatırımların boşa gittiğini de gördüler. Çünkü ihtiyaçlarının ne olduğunu bilmiyorlardı ve hala bunu ifade etmekte zorlananlar çok. BT´yi fırsat olarak değerlendirenler de oldu ancak bunların da bir kısmı yüksek beklentileri nedeniyle hayal kırıklığına uğradılar.  Sitelerine çok sayıda trafik bekleyenler, Web üstünden satış patlaması olacağını düşünenler hayal kırıklıklarına uğradılar. Hatta çok modüllü yazılımlara yatırım yapıp da aldıkları modüllerin bir bölümünü bilgi ve eleman eksikliği yüzünden ya da ihtiyaçları olmadığı için kullanmayanlar da hayal kırıklığına uğradı. Beklentileri aslında "e-efsaneler" yüzünden  artmıştı. Ancak gerçekte rekabet gücünü artıran, pazarı yaratan hiç bir zaman sadece "e" değildi. E-ticaret yapmak, E-İşletme olmak için "e" den çok daha fazla ticaret ve işletme bilgisine ihtiyaç vardı. "E" ve "BT" amaç değil bir araçtı. Asıl gereken doğru işin ne olduğunu bilmekti. Yani rekabet gücünü elde etme, pazar yaratma amacı BT´li veya BT´siz erişilmesi gereken bir amaçtır. "E´ler" veya "BT" ancak bu amaca daha verimli ve etkin ulaştırıyorsa anlam taşır aksi halde BT´ye yapılan yatırımlar anlamsız olur. İşletmeler rekabet üstünlüğü yaratan  veya yaratmasını istedikleri özelliklerinin çok iyi farkında olmalılar. Bu özellik onların ürünlerinden, kalitelerinden, sevkıyatlarından veya üretebildikleri, sevk edebildikleri miktarlardan kaynaklanıyor olabilir. İşte bunlardan hangileri öncelikli olarak onları rakiplerinden farklı kılıyor ve bunun için gereken BT yatırımı ne olmalıdır sorusuna cevap aramalıdırlar.

KOBİ´lerin BT´ye tam anlamıyla entegre olmaları kolay bir iş değil ancak bu konuda umutsuz olmak da doğru değil. Küreselleşen dünyada artık hiç kimsenin  "işimi kendi bildiğim gibi yaparım" demek lüksü de yok. İşinizi evrensel kurallarla, yeni iş yapma biçimleriyle, yeni teknolojileri kullanarak yapmak durumundasınız. Aksi durumda zaten yok olmaya mahkum olursunuz. Rakipler artık yanı başınızdaki işyeri veya dükkan değil. Hiç görmediğiniz belki de adını bile duymadığınız bir yerde olabilir. Sanal dünyada ise sizinle yanyana olur, arama motorlarında hemen sizin önünüzde veya arkanızda görünür. Mevcut veya potansiyel müşterileriniz sizin teklifinizden daha uygun teklifler alırsa akılcı bir karar vererek ona kayacaktır. Bu devirde gerek nihai müşteriler gerek kurumsal müşteriler Internet üzerinden çoğunlukla ürün veya hizmetle ilgili anahtar kelimeler ile arama motoru kullanarak bilgiye erişmekteler.  Sadece pazar açısından değil üretim koşullarını daha verimli hale getirmek, kaliteyi artırırken maliyetleri azaltmak içinde bilişim teknolojilerinden faydalanmak gerekir.

Genel olarak ifade etmek gerekirse, KOBİ´ler BT yatırımlarını dikkatli yapmalılar. İlk zamanlar, önlerindeki en büyük engel vizyon ve farkındalık eksikliğiydi. Ancak sevinerek söylemek gerekir ki bu eksiklik artık azalmakta. Türkiye´nin çeşitli yerlerinde KOBİ´lere verdiğim seminerlerden edindiğim izlenim bu yönde. Bugün için en fazla sorulan soru ihtiyaç analizini nasıl yapacaklar, BT´den nasıl faydalanacakları hakkında. BT´den fayda sağlayacaklarının oldukça farkındalar. Ama bunu için izleyecekleri yolu ve nasıl faydalanacakları konusunda soru ve sorunları var. Sanal dünyaya adım atmış olanlar ise bu dünyada daha sağlam bir yer edinmek, web tabanlı uygulamalardan daha çok yararlanmak çabasındalar. Önceden amatörce hazırlanmış olan web sitelerine daha profesyonel bir görüntü  kazandırmak, daha fonksiyonel yapmak çabasındalar.  Kendilerini tanıtabilmek için arama motorlarında ilk sıralarda yer alma veya Google gibi arama motorlarına reklam verme çabasındalar.

KOBİ´lerin e-dönüşümlerinde dikkat etmeleri gereken birçok konu var elbette, ancak sizin vasıtanızla genel çerçeve içinde onlara birkaç önerim olabilir. Öncelikle kime ne satıyorlar ve niye müşterileri onlardan almakta. Bunu iyi anlasınlar. İş süreçleri üstünde çalışıp bunları dokümante etsinler. Bazen satılan değer ürünün kendisinden, fiziksel özelliklerinden farklı olabilir, örneğin müşterinin istediği az veya çok miktarı üretebilmek önemli bir avantaj sağlayabilir. Bunun dışında ürüne değer katan başka özellikler olabilir; paketlemesi gibi, sevkıyat hızı ve uygunluğu gibi, kalite standardı gibi. Bunları önem derecesine göre değerlendirip BT hangisine daha çok hizmet edecekse ondan başlasınlar yani BT yatırımlarını sıraya koyarken önceliklerini gözeterek ihtiyaç analizlerini yapsınlar. İşletme sahip ve yöneticileri hızlı ve isabetli kararlar almak durumundalar. İş süreçlerinde kritik kararları dikkate alıp bu kararları hızlı ve isabetli almak için hangi bilgilere hangi çabuklukta ihtiyaçları olduğunu belirlesinler. Bilgi akışını, mamul akışını her aşamada  takibi sağlayan ve kolaylaştıran, kısacası iş süreçlerini dikkate alarak, bu süreçleri verimli ve etkin kılacak yazılım ve donanımları araştırsınlar. Eğer onlar işlerini gerçekten iyi biliyorlarsa iş süreçlerini doğru düzgün tanımlamışlarsa hangi işe hangi yöntemin uygun olacağına diğer bir deyişle hangi yazılım ve donanımın, hangi e-uygulamanın uyacağına karar vermeleri de kolay olacaktır. BT sağlayanlara doğru soruları yöneltebileceklerdir.

« Geri / Back